Almanca A2 Kelimeler
Almanca A2 (temel) seviyesinde en çok işine yarayacak 50 kelime: Türkçe anlamları ve günlük hayattan örnek cümlelerle. Bu seviye alışveriş, yol tarifi, hava durumu ve günlük işler gibi tanıdık konularda kısa konuşmalar yapmanı sağlayan kelimeler.
Listeyi okumak yetmez: WhateverYouLearn bu kelimeleri kelime kartlarına, eşleştirme ve yazma alıştırmalarına çevirir, unutmadan önce tekrar ettirir.
50 kelimelik Almanca A2 listesi
| Kelime | Tür | Türkçe anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| das Wetter | isim | hava (durumu) | Wie ist das Wetter morgen?Yarın hava nasıl? |
| billig | sıfat | ucuz | Die Schuhe waren sehr billig.Ayakkabılar çok ucuzdu. |
| teuer | sıfat | pahalı | Das Restaurant ist zu teuer.Restoran çok pahalı. |
| die Fahrkarte | isim | bilet (ulaşım) | Ich brauche eine Fahrkarte nach München.Münih'e bir bilete ihtiyacım var. |
| die Reise | isim | seyahat, yolculuk | Die Reise hat fünf Stunden gedauert.Yolculuk beş saat sürdü. |
| ankommen | fiil | varmak | Wann kommt der Zug an?Tren ne zaman varıyor? |
| abfahren | fiil | hareket etmek, kalkmak | Der Bus fährt um neun Uhr ab.Otobüs saat dokuzda kalkıyor. |
| vergessen | fiil | unutmak | Ich habe meinen Schlüssel vergessen.Anahtarımı unuttum. |
| sich erinnern | fiil | hatırlamak | Ich erinnere mich an unseren Urlaub.Tatilimizi hatırlıyorum. |
| besuchen | fiil | ziyaret etmek | Am Wochenende besuche ich meine Eltern.Hafta sonu ailemi ziyaret ediyorum. |
| einladen | fiil | davet etmek | Ich lade dich zum Essen ein.Seni yemeğe davet ediyorum. |
| sich entscheiden | fiil | karar vermek | Ich kann mich nicht entscheiden.Karar veremiyorum. |
| hoffen | fiil | ummak | Ich hoffe, es geht dir gut.Umarım iyisindir. |
| warten | fiil | beklemek | Wir warten auf den Bus.Otobüsü bekliyoruz. |
| umziehen | fiil | taşınmak | Wir ziehen nächsten Monat um.Gelecek ay taşınıyoruz. |
| der Urlaub | isim | tatil, izin | Wir machen Urlaub am Meer.Deniz kenarında tatil yapıyoruz. |
| der Flughafen | isim | havalimanı | Wie komme ich zum Flughafen?Havalimanına nasıl giderim? |
| der Koffer | isim | valiz | Mein Koffer ist zu schwer.Valizim çok ağır. |
| der Preis | isim | fiyat | Der Preis ist in Ordnung.Fiyat uygun. |
| die Rechnung | isim | hesap, fatura | Die Rechnung, bitte!Hesap, lütfen! |
| das Geschäft | isim | dükkan, mağaza; iş | Das Geschäft öffnet um zehn.Dükkan onda açılıyor. |
| der Nachbar | isim | komşu (erkek) | Unser Nachbar ist sehr nett.Komşumuz çok kibar. |
| der Beruf | isim | meslek | Was sind Sie von Beruf?Mesleğiniz ne? |
| das Hobby | isim | hobi | Mein Hobby ist Fotografieren.Hobim fotoğraf çekmek. |
| gesund | sıfat | sağlıklı | Obst ist gesund.Meyve sağlıklıdır. |
| krank | sıfat | hasta | Ich bin heute krank.Bugün hastayım. |
| müde | sıfat | yorgun | Nach der Arbeit bin ich müde.İşten sonra yorgunum. |
| laut | sıfat | gürültülü, yüksek sesli | Die Musik ist zu laut.Müzik çok yüksek. |
| leise | sıfat | sessiz, alçak sesli | Bitte sprich leise.Lütfen alçak sesle konuş. |
| gefährlich | sıfat | tehlikeli | Die Straße ist gefährlich.Cadde tehlikeli. |
| langweilig | sıfat | sıkıcı | Der Film war langweilig.Film sıkıcıydı. |
| interessant | sıfat | ilginç | Das Buch ist sehr interessant.Kitap çok ilginç. |
| verschieden | sıfat | farklı, çeşitli | Wir haben verschiedene Meinungen.Farklı fikirlerimiz var. |
| erklären | fiil | açıklamak | Kannst du mir das erklären?Bunu bana açıklayabilir misin? |
| üben | fiil | alıştırma yapmak | Ich übe jeden Tag Deutsch.Her gün Almanca çalışıyorum. |
| sich freuen | fiil | sevinmek | Ich freue mich auf das Wochenende.Hafta sonunu dört gözle bekliyorum. |
| sich Sorgen machen | fiil | endişelenmek | Mach dir keine Sorgen!Endişelenme! |
| bezahlen | fiil | ödemek | Kann ich mit Karte bezahlen?Kartla ödeyebilir miyim? |
| bestellen | fiil | sipariş vermek | Ich möchte eine Pizza bestellen.Bir pizza sipariş etmek istiyorum. |
| mieten | fiil | kiralamak | Wir mieten eine Wohnung im Zentrum.Merkezde bir daire kiralıyoruz. |
| die Wohnung | isim | daire, ev | Die Wohnung hat drei Zimmer.Dairenin üç odası var. |
| der Termin | isim | randevu | Ich habe morgen einen Termin beim Arzt.Yarın doktorda randevum var. |
| das Wochenende | isim | hafta sonu | Was machst du am Wochenende?Hafta sonu ne yapıyorsun? |
| die Erfahrung | isim | deneyim | Das war eine gute Erfahrung.Bu iyi bir deneyimdi. |
| schon | zarf | zaten, çoktan | Ich habe schon gegessen.Ben zaten yemek yedim. |
| oft | zarf | sık sık | Wir gehen oft spazieren.Sık sık yürüyüşe çıkarız. |
| manchmal | zarf | bazen | Manchmal koche ich selbst.Bazen kendim yemek yaparım. |
| genug | zarf | yeterince | Wir haben genug Zeit.Yeterince zamanımız var. |
| draußen | zarf | dışarıda | Die Kinder spielen draußen.Çocuklar dışarıda oynuyor. |
| vielleicht | zarf | belki | Vielleicht komme ich später.Belki daha sonra gelirim. |
Bu listeyi uygulamada çalış: Kendi İçeriğini Getir → Kelime Listesi'ne yapıştır, birkaç saniyede sana özel bir derse dönüşsün. İstediğin zaman yeni kelime ekleyebilirsin.
Diğer Almanca seviyeleri
Diğer dillerde A2 kelimeler
Sık sorulanlar
Almanca A2 seviyesi ne demek?
A2, Avrupa Dilleri Ortak Çerçevesi'nde (CEFR) temel seviyedir: alışveriş, yol tarifi, hava durumu ve günlük işler gibi tanıdık konularda kısa konuşmalar yapmanı sağlayan kelimeler.
Bu kelimeleri nasıl kalıcı öğrenirim?
Kelimeyi tek başına değil cümle içinde, sesli tekrar ederek ve birkaç gün arayla yeniden görerek çalışmak en etkili yoldur (aralıklı tekrar). WhateverYouLearn bu listeyi kelime kartı, eşleştirme, yazma ve boşluk doldurma alıştırmalarına çevirir; unutmak üzere olduğun kelimeyi tekrar önüne getirir.
Listeyi uygulamaya nasıl eklerim?
Uygulamada Kendi İçeriğini Getir → Kelime Listesi'ni seç ve bu sayfadaki kelimeleri yapıştır. Kayıt olurken Almanca ve A2 seçersen ilk dersin zaten bu seviyede hazır gelir.