WhateverYouLearn

Almanca C2 Kelimeler

Almanca C2 (uzman) seviyesinde en çok işine yarayacak 50 kelime: Türkçe anlamları ve günlük hayattan örnek cümlelerle. Bu seviye edebi, akademik ve çok resmi metinlerde karşılaşılan, ana dile yakın ustalık gerektiren kelimeler.

Listeyi okumak yetmez: WhateverYouLearn bu kelimeleri kelime kartlarına, eşleştirme ve yazma alıştırmalarına çevirir, unutmadan önce tekrar ettirir.

50 kelimelik Almanca C2 listesi

KelimeTürTürkçe anlamıÖrnek cümle
einwilligenfiilrazı olmak, onay vermekSie willigte schließlich in die Scheidung ein.Sonunda boşanmaya razı oldu.
lindernfiilhafifletmek, dindirmekDas Medikament lindert die Schmerzen.İlaç ağrıları dindiriyor.
die Ungereimtheitisimtutarsızlık, çelişkiIn seiner Aussage gab es Ungereimtheiten.İfadesinde tutarsızlıklar vardı.
der Inbegriffisimsimge, en tipik örnekSie ist der Inbegriff der Eleganz.O zarafetin simgesi.
beflissensıfatgayretli, hevesliDer beflissene Kellner brachte sofort die Karte.Gayretli garson hemen menüyü getirdi.
täuschenfiilaldatmak, yanıltmakDer erste Eindruck kann täuschen.İlk izlenim yanıltıcı olabilir.
launischsıfathuysuz, değişkenDas Wetter im April ist launisch.Nisan'da hava değişkendir.
umgehenfiilatlatmak, etrafından dolaşmakSie haben das Gesetz geschickt umgangen.Yasayı ustaca atlattılar.
das Dilemmaisimikilem, açmazIch stecke in einem echten Dilemma.Gerçek bir ikilemin içindeyim.
untermauernfiildesteklemek, kanıtlarla sağlamlaştırmakEr untermauerte seine These mit Zahlen.Tezini rakamlarla destekledi.
zermürbendsıfatyıpratıcıDas lange Warten war zermürbend.Uzun bekleyiş yıpratıcıydı.
abträglichsıfatzararlıStress ist der Gesundheit abträglich.Stres sağlığa zararlıdır.
belehrendsıfatders verir gibi, öğreticiSein Ton war mir zu belehrend.Ses tonu bana fazla ders verir gibiydi.
grundverschiedensıfattamamen farklıDie beiden Brüder sind grundverschieden.İki kardeş birbirinden tamamen farklı.
eklatantsıfatgöze batan, apaçıkDas war ein eklatanter Fehler.Bu göze batan bir hataydı.
vergänglichsıfatgeçici, faniRuhm ist vergänglich.Şöhret geçicidir.
der Gleichmutisimsoğukkanlılık, dinginlikEr nahm die Nachricht mit Gleichmut auf.Haberi soğukkanlılıkla karşıladı.
verschärfenfiilşiddetlendirmek, ağırlaştırmakDie Krise hat die Probleme verschärft.Kriz sorunları ağırlaştırdı.
pingeligsıfataşırı titiz, kılı kırk yaranSei nicht so pingelig!Bu kadar kılı kırk yarma!
glücklicherweisezarfneyse kiGlücklicherweise wurde niemand verletzt.Neyse ki kimse yaralanmadı.
geselligsıfatsosyal, cana yakınSie ist ein sehr geselliger Mensch.Çok sosyal bir insan.
eigenwilligsıfatkendine özgü, inatçıDer Künstler hat einen eigenwilligen Stil.Sanatçının kendine özgü bir tarzı var.
unempfänglichsıfatduyarsız, etkilenmezEr ist unempfänglich für Kritik.Eleştiriye karşı duyarsız.
unpassendsıfatuygunsuz, yersizDie Bemerkung war völlig unpassend.Yorum tamamen yersizdi.
unermüdlichsıfatyorulmak bilmezSie setzt sich unermüdlich für andere ein.Başkaları için yorulmak bilmeden çalışıyor.
harmlossıfatzararsızDie Frage war ganz harmlos.Soru tamamen zararsızdı.
unnachgiebigsıfatuzlaşmaz, taviz vermezDie Gewerkschaft blieb unnachgiebig.Sendika taviz vermedi.
gegenüberstellenfiilkarşı karşıya koymak, karşılaştırmakDer Artikel stellt beide Positionen gegenüber.Makale iki görüşü karşılaştırıyor.
wortkargsıfataz konuşanEr war heute sehr wortkarg.Bugün çok az konuştu.
großmütigsıfatyüce gönüllüEs war großmütig von ihr, ihm zu verzeihen.Onu affetmesi yüce gönüllülüktü.
abmildernfiilhafifletmek, yumuşatmakDie Maßnahmen sollen die Folgen abmildern.Önlemler sonuçları hafifletmeyi amaçlıyor.
gelassensıfatsakin, soğukkanlıSie blieb trotz allem gelassen.Her şeye rağmen sakin kaldı.
verschleiernfiilörtbas etmek, gizlemekMan versuchte, die Wahrheit zu verschleiern.Gerçeği örtbas etmeye çalıştılar.
unterwürfigsıfatboyun eğen, dalkavukSein unterwürfiges Verhalten war peinlich.Dalkavukça davranışı utanç vericiydi.
der Paradigmenwechselisimparadigma değişimiDie Digitalisierung bedeutet einen Paradigmenwechsel.Dijitalleşme bir paradigma değişimi demek.
verhängnisvollsıfatfelakete yol açan, uğursuzDas war eine verhängnisvolle Entscheidung.Bu felakete yol açan bir karardı.
pragmatischsıfatpragmatik, gerçekçiWir sollten pragmatisch vorgehen.Gerçekçi davranmalıyız.
prekärsıfatgüvencesiz, nazik (durum)Viele arbeiten unter prekären Bedingungen.Pek çok kişi güvencesiz koşullarda çalışıyor.
die VerbreitungisimyayılmaDie Verbreitung von Falschnachrichten ist ein Problem.Yalan haberlerin yayılması bir sorun.
exemplarischsıfatörnek niteliğinde, tipikDer Fall ist exemplarisch für das ganze Problem.Bu vaka tüm sorunun tipik bir örneği.
widerspenstigsıfatinatçı, dik başlıDas widerspenstige Kind wollte nicht schlafen.Dik başlı çocuk uyumak istemedi.
zurückweisenfiilreddetmek, geri çevirmekEr wies alle Vorwürfe zurück.Bütün suçlamaları reddetti.
zuversichtlichsıfatumutlu, iyimserIch bin zuversichtlich, dass es klappt.İşe yarayacağından umutluyum.
der glückliche Zufallisimgüzel tesadüfDurch einen glücklichen Zufall trafen wir uns wieder.Güzel bir tesadüf sonucu yeniden karşılaştık.
überflüssigsıfatgereksizDiese Diskussion ist überflüssig.Bu tartışma gereksiz.
beharrlichsıfatazimli, sebatkârMit beharrlicher Arbeit erreichte er sein Ziel.Azimli çalışmayla hedefine ulaştı.
allgegenwärtigsıfather yerde var olanWerbung ist heute allgegenwärtig.Reklam bugün her yerde.
rehabilitierenfiilitibarını iade etmek, aklamakEr wurde nach Jahren rehabilitiert.Yıllar sonra itibarı iade edildi.
die Gratwanderungisimince çizgide yürümek, riskli dengeHumor in der Politik ist eine Gratwanderung.Siyasette mizah ince bir çizgide yürümektir.
sich anmaßenfiilhaddini aşıp kendinde hak görmekEr maßt sich an, über alles zu urteilen.Her şey hakkında hüküm vermeyi kendinde hak görüyor.

Bu listeyi uygulamada çalış: Kendi İçeriğini Getir → Kelime Listesi'ne yapıştır, birkaç saniyede sana özel bir derse dönüşsün. İstediğin zaman yeni kelime ekleyebilirsin.

Diğer Almanca seviyeleri

Diğer dillerde C2 kelimeler

Sık sorulanlar

Almanca C2 seviyesi ne demek?

C2, Avrupa Dilleri Ortak Çerçevesi'nde (CEFR) uzman seviyedir: edebi, akademik ve çok resmi metinlerde karşılaşılan, ana dile yakın ustalık gerektiren kelimeler.

Bu kelimeleri nasıl kalıcı öğrenirim?

Kelimeyi tek başına değil cümle içinde, sesli tekrar ederek ve birkaç gün arayla yeniden görerek çalışmak en etkili yoldur (aralıklı tekrar). WhateverYouLearn bu listeyi kelime kartı, eşleştirme, yazma ve boşluk doldurma alıştırmalarına çevirir; unutmak üzere olduğun kelimeyi tekrar önüne getirir.

Listeyi uygulamaya nasıl eklerim?

Uygulamada Kendi İçeriğini Getir → Kelime Listesi'ni seç ve bu sayfadaki kelimeleri yapıştır. Kayıt olurken Almanca ve C2 seçersen ilk dersin zaten bu seviyede hazır gelir.