İngilizce A2 Kelimeler
İngilizce A2 (temel) seviyesinde en çok işine yarayacak 50 kelime: Türkçe anlamları ve günlük hayattan örnek cümlelerle. Bu seviye alışveriş, yol tarifi, hava durumu ve günlük işler gibi tanıdık konularda kısa konuşmalar yapmanı sağlayan kelimeler.
Listeyi okumak yetmez: WhateverYouLearn bu kelimeleri kelime kartlarına, eşleştirme ve yazma alıştırmalarına çevirir, unutmadan önce tekrar ettirir.
50 kelimelik İngilizce A2 listesi
| Kelime | Tür | Türkçe anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| borrow | fiil | ödünç almak | Can I borrow your pen?Kalemini ödünç alabilir miyim? |
| lend | fiil | ödünç vermek | Could you lend me some money?Bana biraz borç para verebilir misin? |
| weather | isim | hava (durumu) | The weather is cold today.Bugün hava soğuk. |
| cheap | sıfat | ucuz | This jacket was very cheap.Bu ceket çok ucuzdu. |
| expensive | sıfat | pahalı | Hotels are expensive in summer.Yazın oteller pahalıdır. |
| ticket | isim | bilet | I bought a ticket for the concert.Konser için bir bilet aldım. |
| decide | fiil | karar vermek | We need to decide quickly.Hızlıca karar vermemiz gerekiyor. |
| invite | fiil | davet etmek | I want to invite her to dinner.Onu akşam yemeğine davet etmek istiyorum. |
| careful | sıfat | dikkatli | Be careful on the stairs.Merdivenlerde dikkatli ol. |
| journey | isim | yolculuk | The journey took three hours.Yolculuk üç saat sürdü. |
| arrive | fiil | varmak, ulaşmak | The train arrives at six.Tren altıda varıyor. |
| leave | fiil | ayrılmak, bırakmak | I leave home at eight.Evden sekizde çıkarım. |
| forget | fiil | unutmak | Don't forget your umbrella.Şemsiyeni unutma. |
| remember | fiil | hatırlamak | I can't remember his name.Adını hatırlayamıyorum. |
| visit | fiil | ziyaret etmek | We visit our grandparents every summer.Her yaz büyükanne ve büyükbabamızı ziyaret ederiz. |
| hope | fiil | ummak | I hope you feel better soon.Umarım yakında daha iyi hissedersin. |
| plan | isim | plan | Do you have any plans for the weekend?Hafta sonu için planın var mı? |
| holiday | isim | tatil | We spent our holiday in Antalya.Tatilimizi Antalya'da geçirdik. |
| hotel | isim | otel | The hotel is next to the sea.Otel denizin yanında. |
| airport | isim | havalimanı | How do I get to the airport?Havalimanına nasıl giderim? |
| luggage | isim | bagaj, valiz | My luggage is too heavy.Valizim çok ağır. |
| map | isim | harita | Let's check the map.Haritaya bakalım. |
| price | isim | fiyat | What is the price of this shirt?Bu gömleğin fiyatı ne? |
| shop | isim | dükkan, mağaza | The shop closes at nine.Dükkan dokuzda kapanıyor. |
| customer | isim | müşteri | The customer wants a refund.Müşteri parasını geri istiyor. |
| bill | isim | hesap, fatura | Can we have the bill, please?Hesabı alabilir miyiz lütfen? |
| healthy | sıfat | sağlıklı | Vegetables are healthy.Sebzeler sağlıklıdır. |
| ill | sıfat | hasta | She was ill last week.Geçen hafta hastaydı. |
| tired | sıfat | yorgun | I am too tired to go out.Dışarı çıkamayacak kadar yorgunum. |
| busy | sıfat | meşgul, yoğun | I'm busy this afternoon.Bu öğleden sonra meşgulüm. |
| quiet | sıfat | sessiz, sakin | The library is very quiet.Kütüphane çok sessiz. |
| noisy | sıfat | gürültülü | Our neighbours are noisy.Komşularımız gürültücü. |
| dangerous | sıfat | tehlikeli | Swimming here is dangerous.Burada yüzmek tehlikeli. |
| boring | sıfat | sıkıcı | The film was boring.Film sıkıcıydı. |
| interesting | sıfat | ilginç | That's an interesting question.Bu ilginç bir soru. |
| different | sıfat | farklı | We have different ideas.Farklı fikirlerimiz var. |
| agree | fiil | katılmak, aynı fikirde olmak | I agree with you.Sana katılıyorum. |
| explain | fiil | açıklamak | Can you explain this word?Bu kelimeyi açıklayabilir misin? |
| practise | fiil | pratik yapmak, alıştırma yapmak | I practise English every day.Her gün İngilizce pratik yaparım. |
| move | fiil | taşınmak, hareket etmek | They moved to Ankara last year.Geçen yıl Ankara'ya taşındılar. |
| wait | fiil | beklemek | Please wait here.Lütfen burada bekle. |
| worry | fiil | endişelenmek | Don't worry, everything is fine.Endişelenme, her şey yolunda. |
| neighbour | isim | komşu | Our neighbour has a big dog.Komşumuzun büyük bir köpeği var. |
| job | isim | iş | She found a new job.Yeni bir iş buldu. |
| hobby | isim | hobi | My hobby is photography.Hobim fotoğrafçılık. |
| already | zarf | zaten, çoktan | I have already eaten.Ben zaten yemek yedim. |
| usually | zarf | genellikle | I usually walk to work.Genellikle işe yürüyerek giderim. |
| sometimes | zarf | bazen | Sometimes I cook dinner.Bazen akşam yemeğini ben yaparım. |
| enough | sıfat | yeterli | We don't have enough time.Yeterli zamanımız yok. |
| outside | zarf | dışarıda | The children are playing outside.Çocuklar dışarıda oynuyor. |
Bu listeyi uygulamada çalış: Kendi İçeriğini Getir → Kelime Listesi'ne yapıştır, birkaç saniyede sana özel bir derse dönüşsün. İstediğin zaman yeni kelime ekleyebilirsin.
Diğer İngilizce seviyeleri
Diğer dillerde A2 kelimeler
Sık sorulanlar
İngilizce A2 seviyesi ne demek?
A2, Avrupa Dilleri Ortak Çerçevesi'nde (CEFR) temel seviyedir: alışveriş, yol tarifi, hava durumu ve günlük işler gibi tanıdık konularda kısa konuşmalar yapmanı sağlayan kelimeler.
Bu kelimeleri nasıl kalıcı öğrenirim?
Kelimeyi tek başına değil cümle içinde, sesli tekrar ederek ve birkaç gün arayla yeniden görerek çalışmak en etkili yoldur (aralıklı tekrar). WhateverYouLearn bu listeyi kelime kartı, eşleştirme, yazma ve boşluk doldurma alıştırmalarına çevirir; unutmak üzere olduğun kelimeyi tekrar önüne getirir.
Listeyi uygulamaya nasıl eklerim?
Uygulamada Kendi İçeriğini Getir → Kelime Listesi'ni seç ve bu sayfadaki kelimeleri yapıştır. Kayıt olurken İngilizce ve A2 seçersen ilk dersin zaten bu seviyede hazır gelir.