İspanyolca C2 Kelimeler
İspanyolca C2 (uzman) seviyesinde en çok işine yarayacak 50 kelime: Türkçe anlamları ve günlük hayattan örnek cümlelerle. Bu seviye edebi, akademik ve çok resmi metinlerde karşılaşılan, ana dile yakın ustalık gerektiren kelimeler.
Listeyi okumak yetmez: WhateverYouLearn bu kelimeleri kelime kartlarına, eşleştirme ve yazma alıştırmalarına çevirir, unutmadan önce tekrar ettirir.
50 kelimelik İspanyolca C2 listesi
| Kelime | Tür | Türkçe anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| acceder | fiil | razı olmak; erişmek | Finalmente accedió a nuestra petición.Sonunda isteğimize razı oldu. |
| paliar | fiil | hafifletmek | El medicamento palia el dolor.İlaç ağrıyı hafifletiyor. |
| subsanar | fiil | düzeltmek, telafi etmek | Debemos subsanar este error.Bu hatayı düzeltmeliyiz. |
| la anomalía | isim | anormallik, sapma | Detectaron una anomalía en el sistema.Sistemde bir anormallik tespit ettiler. |
| la antítesis | isim | tam tersi, karşıtı | Es la antítesis de su hermano.Kardeşinin tam tersi. |
| diligente | sıfat | gayretli, çalışkan | Es una alumna muy diligente.Çok gayretli bir öğrenci. |
| desmentir | fiil | yalanlamak | El ministro desmintió la noticia.Bakan haberi yalanladı. |
| la algarabía | isim | gürültü patırtı | Se oía una algarabía en la calle.Sokaktan gürültü patırtı duyuluyordu. |
| voluble | sıfat | değişken, dönek | Tiene un carácter voluble.Değişken bir karakteri var. |
| eludir | fiil | kaçmak, atlatmak | Intentó eludir la pregunta.Sorudan kaçmaya çalıştı. |
| el entresijo | isim | iç yüz, ayrıntı | Conoce todos los entresijos del negocio.İşin bütün iç yüzünü biliyor. |
| corroborar | fiil | doğrulamak | Los testigos corroboraron su versión.Tanıklar onun anlattıklarını doğruladı. |
| debilitante | sıfat | güçten düşüren | Padece una enfermedad debilitante.Güçten düşüren bir hastalıktan muzdarip. |
| nocivo | sıfat | zararlı | El tabaco es nocivo para la salud.Tütün sağlığa zararlıdır. |
| aleccionador | sıfat | ibret verici, öğretici | Fue una experiencia aleccionadora.İbret verici bir deneyimdi. |
| dispar | sıfat | birbirinden farklı | Tienen opiniones muy dispares.Birbirinden çok farklı görüşleri var. |
| garrafal | sıfat | çok büyük (hata) | Cometió un error garrafal.Çok büyük bir hata yaptı. |
| efímero | sıfat | geçici, kısa ömürlü | La fama es efímera.Şöhret geçicidir. |
| la ecuanimidad | isim | soğukkanlılık, tarafsızlık | Juzgó el caso con ecuanimidad.Davayı tarafsızlıkla yargıladı. |
| agravar | fiil | ağırlaştırmak, kötüleştirmek | El estrés agrava los síntomas.Stres belirtileri ağırlaştırır. |
| quisquilloso | sıfat | mızmız, alıngan | No seas tan quisquilloso.Bu kadar mızmız olma. |
| fortuito | sıfat | tesadüfi | Fue un encuentro fortuito.Tesadüfi bir karşılaşmaydı. |
| sociable | sıfat | sosyal, cana yakın | Es una persona muy sociable.Çok sosyal bir insan. |
| idiosincrásico | sıfat | kendine özgü | Tiene un humor idiosincrásico.Kendine özgü bir mizahı var. |
| impermeable | sıfat | su geçirmez; etkilenmez | Parece impermeable a las críticas.Eleştirilerden etkilenmiyor gibi. |
| incongruente | sıfat | tutarsız, uyumsuz | Su conducta es incongruente con sus palabras.Davranışı sözleriyle tutarsız. |
| incansable | sıfat | yorulmak bilmez | Es una trabajadora incansable.Yorulmak bilmez bir çalışan. |
| inocuo | sıfat | zararsız | Es un producto inocuo.Zararsız bir ürün. |
| intransigente | sıfat | uzlaşmaz | Se mostró intransigente en la negociación.Müzakerede uzlaşmaz davrandı. |
| yuxtaponer | fiil | yan yana koymak | El artista yuxtapone colores opuestos.Sanatçı zıt renkleri yan yana koyuyor. |
| lacónico | sıfat | az ve öz | Me dio una respuesta lacónica.Bana kısa ve öz bir cevap verdi. |
| magnánimo | sıfat | yüce gönüllü | Fue magnánimo con sus rivales.Rakiplerine karşı yüce gönüllüydü. |
| mitigar | fiil | hafifletmek, azaltmak | Hay que mitigar los efectos de la sequía.Kuraklığın etkilerini hafifletmek gerek. |
| impasible | sıfat | kayıtsız, duygusuz görünen | Escuchó la noticia impasible.Haberi kayıtsızca dinledi. |
| ofuscar | fiil | gözünü kör etmek, bulandırmak | La ira lo ofuscó.Öfke gözünü kör etti. |
| servil | sıfat | dalkavuk, köle ruhlu | Su actitud servil molestaba a todos.Dalkavukça tavrı herkesi rahatsız ediyordu. |
| el paradigma | isim | paradigma, model | Internet cambió el paradigma de la comunicación.İnternet iletişim paradigmasını değiştirdi. |
| pernicioso | sıfat | çok zararlı | Tiene hábitos perniciosos.Çok zararlı alışkanlıkları var. |
| pragmático | sıfat | pragmatik, gerçekçi | Es un político pragmático.Gerçekçi bir politikacı. |
| precario | sıfat | güvencesiz, kırılgan | Tiene un empleo precario.Güvencesiz bir işi var. |
| la proliferación | isim | hızla çoğalma | Hay una proliferación de noticias falsas.Yalan haberlerde hızlı bir çoğalma var. |
| por antonomasia | zarf | tam anlamıyla, en tipik haliyle | Es el plato español por antonomasia.Tam anlamıyla İspanyol yemeği budur. |
| díscolo | sıfat | söz dinlemez, asi | Era un alumno díscolo.Söz dinlemez bir öğrenciydi. |
| repudiar | fiil | reddetmek, kınamak | La sociedad repudia la violencia.Toplum şiddeti kınıyor. |
| halagüeño | sıfat | umut verici, iç açıcı | Las previsiones no son muy halagüeñas.Tahminler pek iç açıcı değil. |
| la serendipia | isim | güzel tesadüf, şans eseri keşif | El descubrimiento fue fruto de la serendipia.Keşif güzel bir tesadüfün ürünüydü. |
| superfluo | sıfat | gereksiz | Elimina los detalles superfluos.Gereksiz ayrıntıları çıkar. |
| tenaz | sıfat | azimli, inatçı | Es una mujer tenaz.Azimli bir kadın. |
| omnipresente | sıfat | her yerde var olan | La publicidad es omnipresente.Reklam her yerde. |
| reivindicar | fiil | hakkını aramak, savunmak | Reivindican mejores condiciones laborales.Daha iyi çalışma koşulları talep ediyorlar. |
Bu listeyi uygulamada çalış: Kendi İçeriğini Getir → Kelime Listesi'ne yapıştır, birkaç saniyede sana özel bir derse dönüşsün. İstediğin zaman yeni kelime ekleyebilirsin.
Diğer İspanyolca seviyeleri
Diğer dillerde C2 kelimeler
Sık sorulanlar
İspanyolca C2 seviyesi ne demek?
C2, Avrupa Dilleri Ortak Çerçevesi'nde (CEFR) uzman seviyedir: edebi, akademik ve çok resmi metinlerde karşılaşılan, ana dile yakın ustalık gerektiren kelimeler.
Bu kelimeleri nasıl kalıcı öğrenirim?
Kelimeyi tek başına değil cümle içinde, sesli tekrar ederek ve birkaç gün arayla yeniden görerek çalışmak en etkili yoldur (aralıklı tekrar). WhateverYouLearn bu listeyi kelime kartı, eşleştirme, yazma ve boşluk doldurma alıştırmalarına çevirir; unutmak üzere olduğun kelimeyi tekrar önüne getirir.
Listeyi uygulamaya nasıl eklerim?
Uygulamada Kendi İçeriğini Getir → Kelime Listesi'ni seç ve bu sayfadaki kelimeleri yapıştır. Kayıt olurken İspanyolca ve C2 seçersen ilk dersin zaten bu seviyede hazır gelir.