İngilizce B1 Kelimeler
İngilizce B1 (orta) seviyesinde en çok işine yarayacak 50 kelime: Türkçe anlamları ve günlük hayattan örnek cümlelerle. Bu seviye deneyimlerini anlatmak, fikrini kısaca açıklamak ve seyahatte, işte ya da okulda karşılaşılan çoğu durumu idare etmek için gereken kelimeler.
Listeyi okumak yetmez: WhateverYouLearn bu kelimeleri kelime kartlarına, eşleştirme ve yazma alıştırmalarına çevirir, unutmadan önce tekrar ettirir.
50 kelimelik İngilizce B1 listesi
| Kelime | Tür | Türkçe anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|---|
| achieve | fiil | başarmak, ulaşmak | She worked hard to achieve her goals.Hedeflerine ulaşmak için çok çalıştı. |
| opportunity | isim | fırsat | This job is a great opportunity for me.Bu iş benim için harika bir fırsat. |
| improve | fiil | geliştirmek, iyileştirmek | I want to improve my English.İngilizcemi geliştirmek istiyorum. |
| likely | sıfat | muhtemel | It is likely to rain tonight.Bu gece yağmur yağması muhtemel. |
| avoid | fiil | kaçınmak | Try to avoid sugar at night.Geceleri şekerden kaçınmaya çalış. |
| experience | isim | deneyim, tecrübe | Travelling alone was a wonderful experience.Yalnız seyahat etmek harika bir deneyimdi. |
| suggest | fiil | önermek | Can you suggest a good restaurant?İyi bir restoran önerebilir misin? |
| reliable | sıfat | güvenilir | My old car is still very reliable.Eski arabam hâlâ çok güvenilir. |
| advantage | isim | avantaj | Speaking two languages is a big advantage.İki dil konuşmak büyük bir avantaj. |
| afford | fiil | (parası) yetmek, karşılayabilmek | We can't afford a new house right now.Şu an yeni bir eve gücümüz yetmez. |
| amount | isim | miktar | He spends a large amount of money on clothes.Kıyafetlere büyük miktarda para harcıyor. |
| appear | fiil | görünmek, ortaya çıkmak | A strange message appeared on the screen.Ekranda garip bir mesaj belirdi. |
| argue | fiil | tartışmak | My brothers always argue about football.Erkek kardeşlerim hep futbol hakkında tartışır. |
| attitude | isim | tutum, tavır | She has a very positive attitude.Çok olumlu bir tavrı var. |
| aware | sıfat | farkında | Are you aware of the risks?Risklerin farkında mısın? |
| behaviour | isim | davranış | The teacher was happy with the children's behaviour.Öğretmen çocukların davranışından memnundu. |
| challenge | isim | zorluk, meydan okuma | Learning a new language is a real challenge.Yeni bir dil öğrenmek gerçek bir zorluk. |
| compare | fiil | karşılaştırmak | Compare the prices before you buy.Satın almadan önce fiyatları karşılaştır. |
| confident | sıfat | kendinden emin | He felt confident before the interview.Mülakattan önce kendinden emin hissetti. |
| consider | fiil | düşünmek, göz önünde bulundurmak | We are considering moving to another city.Başka bir şehre taşınmayı düşünüyoruz. |
| convince | fiil | ikna etmek | I couldn't convince him to come with us.Onu bizimle gelmeye ikna edemedim. |
| damage | isim | hasar, zarar | The storm caused a lot of damage.Fırtına çok fazla hasara yol açtı. |
| describe | fiil | tarif etmek, betimlemek | Can you describe the man you saw?Gördüğün adamı tarif edebilir misin? |
| develop | fiil | geliştirmek, gelişmek | The company is developing a new app.Şirket yeni bir uygulama geliştiriyor. |
| disappointed | sıfat | hayal kırıklığına uğramış | I was disappointed with the film.Filmden hayal kırıklığına uğradım. |
| effort | isim | çaba | Thank you for your effort.Çaban için teşekkür ederim. |
| encourage | fiil | cesaretlendirmek, teşvik etmek | My parents always encouraged me to read.Ailem beni her zaman okumaya teşvik etti. |
| environment | isim | çevre, ortam | We should protect the environment.Çevreyi korumalıyız. |
| especially | zarf | özellikle | I love fruit, especially strawberries.Meyveyi severim, özellikle çileği. |
| expect | fiil | beklemek, ummak | I didn't expect so many people.Bu kadar çok insan beklemiyordum. |
| familiar | sıfat | tanıdık | Her face looks familiar.Yüzü tanıdık geliyor. |
| former | sıfat | eski, önceki | He is a former football player.O eski bir futbolcu. |
| generous | sıfat | cömert | It was very generous of you to help.Yardım etmen çok cömertçeydi. |
| huge | sıfat | devasa, kocaman | They live in a huge house.Kocaman bir evde yaşıyorlar. |
| include | fiil | içermek, dahil etmek | The price includes breakfast.Fiyata kahvaltı dahil. |
| increase | fiil | artmak, artırmak | Prices increased again this year.Fiyatlar bu yıl yine arttı. |
| influence | isim | etki | Music has a big influence on my mood.Müziğin ruh halim üzerinde büyük etkisi var. |
| manage | fiil | başarmak, idare etmek | Did you manage to finish the report?Raporu bitirmeyi başardın mı? |
| mention | fiil | bahsetmek | She didn't mention the problem.Sorundan bahsetmedi. |
| necessary | sıfat | gerekli | Is it necessary to book a table?Masa ayırtmak gerekli mi? |
| obvious | sıfat | açık, belli | The answer was obvious.Cevap çok belliydi. |
| patient | sıfat | sabırlı | Be patient, the bus will come soon.Sabırlı ol, otobüs birazdan gelir. |
| prefer | fiil | tercih etmek | I prefer tea to coffee.Çayı kahveye tercih ederim. |
| prevent | fiil | önlemek, engellemek | Washing your hands can prevent illness.Ellerini yıkamak hastalığı önleyebilir. |
| proud | sıfat | gururlu | I am proud of my sister.Kız kardeşimle gurur duyuyorum. |
| purpose | isim | amaç | What is the purpose of your visit?Ziyaretinizin amacı nedir? |
| recently | zarf | son zamanlarda, yakın zamanda | I have recently started running.Son zamanlarda koşmaya başladım. |
| refuse | fiil | reddetmek | He refused to answer the question.Soruyu cevaplamayı reddetti. |
| solution | isim | çözüm | We need to find a solution quickly.Hızlıca bir çözüm bulmamız gerek. |
| support | fiil | desteklemek | My friends always support me.Arkadaşlarım beni her zaman destekler. |
Bu listeyi uygulamada çalış: Kendi İçeriğini Getir → Kelime Listesi'ne yapıştır, birkaç saniyede sana özel bir derse dönüşsün. İstediğin zaman yeni kelime ekleyebilirsin.
Diğer İngilizce seviyeleri
Diğer dillerde B1 kelimeler
Sık sorulanlar
İngilizce B1 seviyesi ne demek?
B1, Avrupa Dilleri Ortak Çerçevesi'nde (CEFR) orta seviyedir: deneyimlerini anlatmak, fikrini kısaca açıklamak ve seyahatte, işte ya da okulda karşılaşılan çoğu durumu idare etmek için gereken kelimeler.
Bu kelimeleri nasıl kalıcı öğrenirim?
Kelimeyi tek başına değil cümle içinde, sesli tekrar ederek ve birkaç gün arayla yeniden görerek çalışmak en etkili yoldur (aralıklı tekrar). WhateverYouLearn bu listeyi kelime kartı, eşleştirme, yazma ve boşluk doldurma alıştırmalarına çevirir; unutmak üzere olduğun kelimeyi tekrar önüne getirir.
Listeyi uygulamaya nasıl eklerim?
Uygulamada Kendi İçeriğini Getir → Kelime Listesi'ni seç ve bu sayfadaki kelimeleri yapıştır. Kayıt olurken İngilizce ve B1 seçersen ilk dersin zaten bu seviyede hazır gelir.